Bence istanbul Bence Kampus Bence O...

Web Tasarım

Anasayfa

olacak...

Cemil Kumaşçıoğlu: Her şeyden önce mekana adını koymak önemli olan. İnsanlara Cemil orda dedirtiyorsun.

 

 

Öncelikle kendinden biraz bahsedebilir misin? Cemil Kumaşçıoğlu kimdir?

 

1987 Ankara doğumluyum. Halen Başkent Üniversitesi Turizm ve Otelcilik bölümünde eğitim hayatıma devam ediyorum. Mekan işletmeciliği ve halkla ilişkiler görevine üç sene önce başladım. Yaklaşık bir buçuk sene D’blyu’da çalışmanın ardından on ay kadar Effendy’de iş hayatıma devam ettim. Şu an ise Club Avenue’da halkla ilişkiler konumunda görev yapmaktayım.

 

Şimdiye kadar çalıştığın mekanların konseptleri hakkında bilgi verir misin?

 

D’blyu genelde gençlere hitap eden, DJ performansı ağırlıklı bir club. Buradan sonra bir süreliğine bulunduğum Kyu da aynı şekilde. Her ikisi de commercial tarzı popüler müziğe ağırlık veriyor. Daha sonra çalıştığım Effendy’nin konsepti ise tamamen farklı. Burada Ercan sahne alıyor ve canlı müziğin yapıldığı bir mekan. Ercan öncesinde ise fasıl ekibi var, clubların aksine sadece Türkçe müzik çalıyor ve genç kesimin yanında orta yaşa da hitap ediyor. Yeni tanıştığım ve çalışmaya başladığım Club Avenue ise bildiğiniz gibi havuz başında ve yazlık bir mekan. Cumartesi günü açılışını yaptığımız mekan, DJ performansı ağırlıklı, ancak önümüzdeki iki ay boyunca Türkiye’nin önde gelen sanatçılarıyla da çalışma planlarımız var.

 

Bir mekanda belirli bir konsept yaratmanın önemi nedir?

 

Konsept açısından bakıldığında mekanın hangi kitleye, hangi yaş grubuna hitap edeceğini belirlemesi en önemli unsur. Örneğin hangi yaş grubu gelecekse buna göre müziğin mekana oturtulması, bu doğrultuda müzisyen ya da DJ seçiminin yapılması lazım.

 

Peki, örnek verecek olursak, üniversite gençliğine en çok hangi müzik türü hitap ediyor?

 

Günümüzde üniversite gençliğine en çok DJ performansları hitap ediyor. Çünkü DJ’ler mekanda, istek doğrultusunda yerli-yabancı herhangi bir türde müzik çalabiliyor. Konuklar istedikleri parçayı, istedikleri ve aşikar oldukları parçaları dinliyor; bunlar eşliğinde eğleniyor.

 

O zaman mekan tercihinde müzik önemli bir rol oynuyor diyebiliriz?

 

Eğlencenin altyapısını müzik oluşturduğundan önemi tartışılmaz. Kitleleri belirleyen, belirli bir mekana yönelten müziktir ve insanlar genelde müziğe göre mekan tercih ediyor. Daha demin bahsettiğim üzere de Ankara’da insanların daha çok DJ performanslarının olduğu clublara yönelmesinin nedeni de bu; Ankara’da yüksek kapasiteli bir canlı müzik mekanının bulunmaması. Genelde kalabalık grupları ağırlayabilecek mekanlar, D’blyu ve Avenue da bunlara dahil olmak üzere, sistemlerini ve ekipmanlarını DJ performansına göre ayarlamış durumda. Şu anda, eskiden Mayday’in olduğu gibi iyi bir canlı müzik mekanı yok.

 

Senin Ankara’daki solistler hakkında düşüncelerin neler?

 

Onlardan da beğendiklerim var. Özellikle Ercan ve Tunç’un sunduğu eğlenceyi ve sahnelerini beğeniyorum.

 

Uzun bir süre Ercan’la çalıştın zaten…

 

Evet, Ercan’ın sahne performansı gerçekten inanılmaz. Konukları nasıl eğlendirmesi gerektiğini çok iyi biliyor. Sahnedeki elektriği konuklarla arasında güzel bir iletişim sağlıyor. Şarkılarını çok özen göstererek seçiyor. Eski parçalarla popüler olanları bir karma halinde sunuyor ve mekanın nabzını gerçekten iyi tutuyor. Ankara’daki kitlesi de başarısının kanıtı zaten.

 

Peki Ankara’daki DJ’lerden beğendiklerin kimler?

 

Evren, Cüneyt (June8), Jimmy, Can Karabulut ve Sarper Sarı.

 

Halkla ilişkilerin mekanın duyurusu üzerindeki rolü nedir? Bu senin yaptığın iş zaten :)

 

Evet, yaptığım iş, ancak bundan nasıl bahsedeceğim… İşte o biraz zor :)

 

Mesela sen belirli bir kitleyi bir mekana çekmek adına ne yapıyorsun?

 

Her şeyden önce mekana adını koymak önemli olan. İnsanlara Cemil orda dedirtiyorsun. Çünkü insanlar tanıdıkları, güvendikleri yere gitmeyi daha çok tercih ediyor. Eğer sen de bu iş vasıtasıyla biraz insan tanımış, güven kazanmışsan, insanlar mekan tercihini senin ışığında yapıyor.

 

Peki mekanlara ilk başta kendi arkadaş grubunu mu çekerek başlıyorsun bu işe?

 

Tabii ki, öncelikle kendi çevreni çekerek başlıyorsun, zamanla yaptıkların vasıtasıyla daha çok çevre kazanıyorsun ve insanların mekan tercihlerinde etkili olmaya başlıyorsun.

 

Ayrıldığın mekanlar senin yüzünden müşteri kaybediyor denebilir mi?

 

Öyle söylemek insafsızca olur, sonuçta her mekanın yaptığı belirli bir isim var, bizler de belirli katkılarda bulunuyoruz tabii ki.

 

Sıfırdan bir mekanı sadece halkla ilişkiler ya da üniversitelerden gelen promotörler yükseltebilir mi?

 

İyi bir halkla ilişkiler ekibi doğru kitleyi doğru mekana yönlendirebileceğinden tabii ki etkili olur. Üniversitede okuyan insanların da mekanlarla işbirliği içinde olması çok önemli çünkü sonuçta o insanlar üniversitelerinde belirli bir reklam aracı olarak kullanılıyor, bunu billboardlarla bile sağlamak çok zor. Ayaklı reklam günümüzde daha etkin, bir de insan ilişkileri üzerinden mekana isim kazandırmak çok önemli.

 

Ankara’da beğendiğin mekanlar hangileri?

 

Bu ara, çalıştığım için söylemiyorum, Avenue’yu beğeniyorum çünkü Ankara’nın tek açık hava ve havuz başı mekanı. Onun dışında Meet’i beğeniyorum. Özellikle Çarşamba geceleri çok başarılı. Çarşamba günleri zaten Ankara’da eğlence kısıtlı ve Meet bunu törpüleyebilen yegane yer.

 

Şimdi Ankara’da, yeni yeni, başka mekanlar da Çarşamba gecelerine event koymaya başladı. Bunun hakkında ne düşünüyorsun?

 

Çarşamba geceleri için Meet’in yarattığı bir konsept var. Bunun tutması diğer mekanları da harekete geçirdi ama tabii ki her zaman ilki yapan başarılı olur ve bu başarıyı gölgelemek oldukça zordur.

 

Avenue’nun yaz planları arasında neler var?

 

Bu yaz Avenue her hafta farklı DJ’leri müşteri kitlesi ile buluşturacak. Hüseyin Karadayı ve Uğur Kirik bunlardan bazıları. Can Karabulut ile açılışı yaptık zaten. Resident DJ’imiz ise Cüneyt olacak.  

 

Düzenlenen eventlere ünlü isimlerin gelmesi işletmelere ne gibi artılar kazandırır?

 

İlk olarak, ünlü isimlerin gelmesi ile beraber mekanın ismi daha etkin bir şekilde duyuluyor. Bir mekana hiç gelmemiş veya gelmeyi düşünmeyen bir insan bile sırf o isim için mekana gidebiliyor. Hiç ismi duyulmamış, yeni açılmış mekanlar bu sayede iyi bir nam yapabiliyor; buraya gelen insanlar mekanla tanışmış olmakla beraber gelecekte neler yapabilecekleri hakkında da fikir sahibi oluyorlar. Bu da reklam açısından çok büyük bir artı.

 

Sen şimdiye kadar hangi isimlerle çalıştın?

 

Demet Akalın, Murat Dalkılıç, Zeynep Dizdar, Hakan Altun ve Arto çalıştığım isimlerden bazıları. Club Avenue kapsamında ise bunlara bir yenisi olarak Serdar Ortaç eklenecek.

 

Peki bunların en çok hangisi ilgi gördü?

 

En fazla talep Demet Akalın ve Murat Dalkılıç’a oldu.

 

Ankara gece hayatında sence ne gibi eksiklikler var ve sence bu eksiklikleri ne giderebilir?

 

İstanbul’u baz alacak olursak Ankara’nın bazı mekanları ile İstanbul’unkileri karşılaştırmak her ne kadar mümkün olsa da genel olarak bir karşılaştırma mümkün değil. Çünkü bu iki şehrin gezen kitleleri bir değil. Burada gecede 2000 kişi dışarı çıkıyorsa, İstanbul’da 10000 kişi çıkıyor; bu nedenle kıyas çok zor. Bir de Ankara’da belli başlı gruplar mevcut. Üniversite gençliği belirli yerleri tercih ederken, otuz yaş üstündekiler farklı yerlere yöneliyor. İstanbul’da ise daha karma bir kitle var. Çok fazla mekan ve çok fazla insan prototipi var. Ankara’da ise belirli kitleleri çekebildiğiniz sürece ayakta kalıyorsunuz.

 

Ankara insanında bir kere alkol aldıktan sonra kavga çıkarma gibi bir huy da var ve bundan vazgeçilmesi lazım. İşin içine girdiğimden beri çok garip olaylarla karşılaştım ve bunların olmaması temennimiz.

 

Sürekli müşteriyi bir mekanda tutan nedir?

 

İnsanların tercih ettiği mekanların süreklilik kazandığı söylenebilir. Müşteri kazanmak müşteriyi tutmaktan daha zor aslında. Bunu yapabilmek için de kesinlikle insanlara para getirecek bir araç olarak bakmamak şart. Gelen konuğun kendisini değerli hissetmesi lazım; kapıdaki karşılamadan içerideki servise, uğurlamaya kadar olsun müşterinin kendisini özel hissetmesi lazım. Eğer bir kişi girdiği ortamdan keyif alıyorsa, eğleniyorsa, ve harcadığı paradan da rahatsız olmuyorsa, işletme başarılı bir iş çıkarmıştır diyebiliriz.

 

Ankara’da “Aaa herkes oraya gidiyor, ben de oraya gitmeliyim” anlayışı var mı?

 

Kesinlikle. Bir kere Ankara’da belli başlı gruplar var. Bunların gittiği yerler önem kazanıyor, daha büyük bir kitleye çekici gelmeye başlıyor. Bu nedenle bu gruplara hitap edebilmek de mekan açısından önemli bir hal alıyor.

 

Peki bazı mekanlarda, sırf müşterinin kılık kıyafetinden ya da tipinden dolayı içeri alınmamasına ne diyeceksin?

 

Evet, face control denilen bir olay var. Genelde rezervasyonla çalışan yerlerde rezervasyonunuz yoksa ve mekana ya da konsepte uygun giyinmediyseniz içeri alınmayabiliyorsunuz. Bu her ne kadar gelen insana rahatsızlık verse de, insanların bir mekana giderken özenmesi ve temkinli olması gerekliliğinin altını çiziyor.

 

Sen sıfırdan bir mekan açsan buranın konsepti nasıl olurdu?

 

Ben de dj performansına ağırlık veren bir mekan açardım sanırım. Çünkü canlı müzik işin içine girdiğinde olay hem maddi açıdan daha külfetli hem de daha riskli bir hal alıyor. Sahnede bulunan orkestra, ses sistemi derken işletme çok büyük masraf içine giriyor hem de uğraşması gereken daha çok problemle yüzleşiyor. Canlı müzik olduğunda ekipman, yol masrafları, o, şu, bu derken iş gerçekten büyüyor. Dj’in maliyeti hem sanatçıya göre daha az hem de mekanın kurumsal kimliğini isteğe göre değiştirebilmesine olanak sağlayan bir durum.

 

Sence Ankara’daki insanlar eğlenmeyi biliyor mu?

 

Genellememek lazım ancak eğlenmeyi biliyorlar diyebilirim. En azından kendilerine sunulan, sunulabilen olanakları en iyi şekilde kullanmaya çalışıyorlar. Eğlenmek isteyen insan zaten bu amaçla dışarı çıktığında, evine mutlu bir şekilde dönüyor. Her yerde olduğu gibi Ankara’da da eğlenmeyi içmek zanneden insanlar da var, ki bunlar gece sonunda mutsuz olabiliyorlar; ancak bunlar son derece kaliteli, ne istediğini bilen müşteri kitlesine de gölge düşüremez.

 

Son olarak benceAnkara hakkında görüşlerini alalım?

 

Siteyi inceledim, çok beğendim. Gerekli bir şeydi zaten. Herkesin özgürce fikirlerini yazabilmesi çok güzel. Mekan, servis, hizmet, müzik, güvenliği, o’su, bu’su, aklınıza ne gelebiliyorsa insanlar girip bu siteye yazabiliyor. Beğendiği özelliklerin yanı sıra şikayetlerini de dile getirebiliyor. İşletme sahipleri, idari kadro ve yetkililerin de siteyi okuması, değerlendirmesi lazım. Mekanlara özeleştiri olanağı sağlarken gidecek insanların da mekan hakkında fikir sahibi olabilmesi bu oluşumu farklı kılmış. Ayrıca gördüğüm kadarıyla mekanların altında iletişim bilgileri de yazıyor, bu kapsamda da hem müşteriye hem de işletmeye pek çok yarar sağlayan bir site olmuş.

 

Burcu Erdoğan

 

 

 

Cemil Kumaşçıoğlu: Her şeyden önce mekana adını koymak önemli olan. İnsanlara Cemil orda dedirtiyorsun.
Cemil Kumaşçıoğlu: Her şeyden önce mekana adını koymak önemli olan. İnsanlara Cemil orda dedirtiyorsun.
Cemil Kumaşçıoğlu: Her şeyden önce mekana adını koymak önemli olan. İnsanlara Cemil orda dedirtiyorsun.
Cemil Kumaşçıoğlu: Her şeyden önce mekana adını koymak önemli olan. İnsanlara Cemil orda dedirtiyorsun.
Cemil Kumaşçıoğlu: Her şeyden önce mekana adını koymak önemli olan. İnsanlara Cemil orda dedirtiyorsun.
Cemil Kumaşçıoğlu: Her şeyden önce mekana adını koymak önemli olan. İnsanlara Cemil orda dedirtiyorsun.