Biraz kendinden bahsedebilir misin?
2005 yılında Bilkent Üniversitesi’ne girdim. Hâlâ ikinci sınıfım. Ancak ön lisans alıp mezun olacağım. Üç senedir Radyo Bilkent’te gönüllü olarak çalışıyorum. Prodüksiyon bölümünde çalışıyorum. Jingle, reklam… Kendi özel programım var, ismi Hotmix. Cuma ve Cumartesi akşamları yayınlanıyor. Aynı zamanda Radyo Bilkent’te resident performans DJ’iyim.
DJ’lik işine nasıl merak sardın?
Bilmiyorum… Cidden bilmiyorum… Bayağı önceydi, lise birdeydim galiba; o zamanlar gündüz partileri falan oluyordu. O zamanlar ben de Beşevler Turizm Meslek Lisesi’nde okuyordum, Anıttepe’de oturduğum için de Anıttepe Lisesi’ne giden arkadaşlarım çoktu benim. Onların sabah partileri oluyordu, oralara gidiyordum. Anıttepe Lisesi’nde Bora vardı, o da DJ’lik yapıyordu. Jackies vardı o zamanlar, bilir misin bilmiyorum, onun yanına kabine çıkmıştım… Ama o zamanlar ekipmanlar falan çok kötüydü, Pioneer’in efsanevi CMX3000 diye bir aleti vardı işte ona bakıyordum falan, “Geç de şu Play’e bas” dedi Bora, ondan sonrasını hatırlamıyorum, kendiliğinden gelişti zaten :). Jackies’e, Kaşmir’e, Kaşmir sonra Etna oldu, gidip geliyordum Bora’yla… Lise üçte ara verdim, ÖSS şu bu derken yolumu çizmeye çalıştım. Bilkent’e girdiğimde ise ben DJ olacağım dedim. Yani anlatılacak spesifik bir şey yok yani :).
DJ’lik sence bir meslek mi bir hobi mi?
Bana göre meslek. Aslında DJ’lik değil de prodüktör-DJ’lik diyebilirim.
Senin de prodüksiyonların var…
Prodüksiyonlarımı amatör olarak lise üçte yapmaya başladım. Profesyonel anlamda ise iki senedir stüdyoya girip çıkıyorum. Bu sene içerisinde albüm de düşünüyorum, zaten çalışmalara da yeni menajerim ile başladık.
Bir mekanda çalacağın şarkılara nasıl karar veriyorsun?
Eğer sürekli ben çalıyorsam, resident DJ’sem, warm up nasıl olur… Lounge, chill out, ve gittikçe yükselir, house, ve son olarak da commercial; yani ticari dediğimiz, popüler şarkılar. Böyle gidiyor, ancak önceden bir sıralama yapmıyorum; elime ne gelirse :) .
İstek şarkılara yer veriyor musun?
Yok, istek yok yani!
Sürekli çaldığın, on sene sonra yine çalacağın şarkılar var mı?
Var, bir tek David Guetta – World is Mine.
İlk profesyonel performansın nerdeydi?
Club Mirador’daydı. ÖSS partisiydi.
Onda neler hissetmiştin? Heyecan var mıydı?
Heyecan yoktu, çok alkol almıştım çünkü :) .
Bir performans sırasında ne olursa çok moralin bozulur?
O zaman ben bir anımı anlatayım. Geçen Mayfest… Funky C’den sonra çıktım, çok iyi, her şey çok güzel gidiyor… Bütün alan doluydu zaten biliyorsun, en kalabalık Mayfest… Çalıyorum ben her şey süper, tam sahnenin önünde kavga etmeye başladılar. Orası bir boşaldı, yumruklar falan derken; bir baktım, Emre diye bir arkadaşım vardı çok yakın, onu araya almışlar! Öyle bayağı moralim bozuldu, ancak yavaş yavaş düzeldi.
Yani dış etkenler de performansını etkileyebiliyor?
Tabii. Mesela birinin yanımda olup, “Yok bunu çalma” demesi, dirseklemesi, falan filan da çok etkiliyor :) .
DJ’liği bir meslek olarak ele alırsak, bunda cinsiyet önemli mi?
Türkiye’de önemli.
Daha çok erkekler iş yapıyor…
Hayır, bayanlar. Bayanlar çok para alıyor.
Ama daha çok erkek DJ var…
Çünkü bayanlar yapamıyor. Bayanlar yapamıyor ama daha çok para alıyor. Hani bikiniyle sahne alınca, üstünü çıkarınca falan…
Türkiye’de nerdeyse hiç çirkin bayan DJ’in olmamasının nedeni bu mu?
Yok yok çok çirkin bayan DJ var, hani surat olarak bakarsan :). Hatta biriyle aynı sahneyi paylaşmıştım, şu an utanıyorum bundan. Üstünü çıkarınca DJ olduklarını zanneden bir zihniyet bu. Bilgisayarda oluşturulmuş setlerden birini koyunca, kabinde durup dans etmeleri yeterli oluyor.
Senin kendine DJ olarak örnek aldığın biri var mı?
David Guetta. Türkiye’de ise Hüseyin Karadayı olabilir. Türkiye’de zaten başka DJ olarak gördüğüm yok. Hüseyin Karadayı ile zaten bir sohbette de bulundum, o adam gerçekten işini biliyor. Ama tabii Türkiye şartları ile yurtdışı şartları farklı… Türkiye’de popüler müzik yapmak zorundasın, yurtdışında house müziği bilmek zorundasın. Mesela çok gariptir, Ibiza’da bile o bildiğimiz Fiesta Loca, Ibiza gibi şarkılar çalmıyor. Onun dışında Türkiye’de müzik, 135 bpm’e çıkıyor, ki bu bayağı hızlı, yurtdışında ise, mesela Ibiza’dan örnek vereyim, bpm 128’i geçmiyor. Burada daha çok cıstak cıstak yapmak önemli. Belki de apaçi kültürünü bir şekilde buraya yedirmek zorundasın.
Peki DJ’lik yapabilmek için müzik eğitimi almak önemli mi?
DJ’lik yapmak, bilgisayarda oyun oynamaya benziyor. Tekniği bildiğin zaman DJ’lik yapıyorsun. Ancak benim için müzik bilgisi tabi ki önemli bir aşama. Ben mesela müzik eğitimini kendi kendime sağladım. Teorik olarak aldığım bazı şeyleri pratiğe döktüm. Başarılı olduğum da söylenebilir :).
İlerisi için kendini nasıl geliştirmeyi planlıyorsun?
Kapsamlı bir müzik eğitimi almam şart zaten. Aynı zamanda prodüktör olduğum için bu da… Mesela İstanbul’da bu eğitimi sağlayan önemli yerler var, buralardan üniversite diploması yerine geçebilecek belge edinmen bile mümkün.
Bir zamanlar Pioneer sertifikası falan veriliyordu, onların geçerliliği nedir peki?
Onların hiçbir geçerliliği yok. Ona kimse bakmıyor, ama arkadaşlarına hava atmak istiyorsan, yanında gezdiriyorsun, fotoğrafını çekip Facebook’a koyuyorsun, bu kadar.
Şu ana dek çalıştığın mekanlardan sende en çok iz bırakmış olanı hangisi?
D’blyu’dan çok keyif aldım. Çünkü sıcak bir ortam, belli bir kitlesi var, Ankara’da belli bir yere gelmiş. Bir de çalıştığım insanların da bunda katkısı büyük tabii.
Peki kitlesi değişti mi sence D’blyu’nun?
Bilmem ki bunu sana sormak lazım, gezen sensin, çalan benim :).
Sence Ankara’daki insanlar eğlenmeyi biliyor mu?
Hayır bilmiyor. Şöyle bir olay var, paran olacak, ceketini giyeceksin, yanındaki kızı sarhoş edeceksin, bu. Eğlenme tarzı bu. Ben hiç böyle eğlenip kendinden geçen, çılgınlar gibi dans eden bir grup görmedim şimdiye kadar. Bunlar sadece doğum günü falan kutlamaya gelenler oluyor. Kutlamalar genelde eğlenceli, ama gece kulübüne eğer öylesine gidiyorsan, olmuyor.
Sence insanlar müziğe mi gidiyor yoksa mekanın ismine mi?
İnsanlar mekana gidiyor. Mekanın ismine gidiyor. Ancak normalde herhangi bir yere müzik için, eğlenmek için gidilmeli. Eğlenmek için de müziğin rolü büyük tabi.
Ankara dinleyicisi ile İstanbul dinleyicisi arasındaki fark ne?
Çok fark var, inanılmaz. Mesela benim Berker diye bir arkadaşım var, o İstanbulcudur, arabasında sırf house müzik dinlersin. Mekanlara bakınca İstanbul’daki, mesela Angelique, house müziğin üstüne nadiren çıkıyor. Çok az popüler şarkı çalıyor. İnsanlar ama oraya yığılıyor. Fancy var sonra, o da aynı tarz çalıyor.
Ancak yine çok talep gören Sortie, Reina, Blackk commercial müzik yapıyor…
Evet ancak bana göre Angelique daha kaliteli bir mekan, daha farklı ve hoş bir kitlesi var. Kulvarları ve kitleleri farklı bence. Mesela Reina’da Suat Ateşdağlı varken yine house gidiyordu, popülere çıkıyordu ama değişikti yani… Ama Ankara’da böyle bir şey yok, direk popülerden giriliyor.
O zaman dediğine göre, DJ mekanın havasını değiştirebilir. Bahsettiğin üzere, Suat Ateşdağlı’nın yaptığı gibi?
Tabii ki, DJ’in getirileri çok önemli.
Daha önceden seni dinlememiş biri, Yağız’ın neyine gelmeli?
İlk önce müziğe gelmeli, performansıma gelmeli, “Bu çocuk n’apıyor” gibisinden… Umarım bu seneden sonra da, yaptığım parçaları dinlemeye gelmeli…
Bir mekanda dinleyicinin nabzı nasıl tutulur?
Büyüklerimden öğrendiğim bir şey var benim. Bir şablon gibi düşünebiliriz bunu; Türkçe var, yabancı var, bir de R&B var. İlk önce R&B ile başlanıyor. Normalde warm-up house, chill out ya da lounge ile olur ama burada R&B ile başlanıyor. Daha sonra yabancı müzik deneniyor, insanlar genelde eğlenmiyor, Türkçe’ye geçiyoruz. Türkçe’de mutlaka eğleniyorlar. Böyle bir döngü var anlayacağın. Nabız kontrolü dediğimiz şey bir sistematiğe dayanıyor yani.
benceAnkara’da bir tartışma oldu; burada konuşulan bir DJ’in mi mekana isim kazandıracağı, yoksa mekanın mı DJ’e bir şeyler katacağı konusundaydı. Senin bu konu hakkında düşüncelerin neler?
Bence DJ mekanı mekan yapar. Örneğin Laila, altı tane DJ değiştirdi, yedincisi Laila’yı Laila yaptı. Diğer türlü, her mekan kendine biçilen ömrü yaşıyor; DJ başarılı ise bu ömür uzuyor tabii.
Yeni DJ adaylarına ne söylemek istersin? Belirli bir isim yapmaları için ne yapmaları gerekiyor?
Çevre çok önemli, bu çevrenin seni desteklemesi gerekiyor. Bir de iyi gözlem yapmak gerekiyor. Kim, nasıl, nerede eğleniyor, ne dinliyor bunları bilmek lazım.
Son olarak benceAnkara hakkında düşüncelerin neler?
Site çok başarılı olmuş, gelişiyor da. Sitede sadece mekanların nasıl olduğu değil de içeri giren müşteriler de konuşulduğu için insanları çekiyor. Aynı zamanda mekanlar da inceleyip kendileri hakkında ne denmiş öğrenebilirler. Oldukça faydalı ve eğlenceli. benceAnkara forever :). Bunu da yaz :).
Burcu Erdoğan



